Pc Net
Hoşgelsın sevgili misafir...Daha keyifli vakıtler geçırmek istiyorsan lütfen üye ol..

Hadi beklıyoruz.......!!!
Pc Net
Hoşgelsın sevgili misafir...Daha keyifli vakıtler geçırmek istiyorsan lütfen üye ol..

Hadi beklıyoruz.......!!!
Pc Net
Would you like to react to this message? Create an account in a few clicks or log in to continue.
Pc Net

PC NET / Pc Teknolojisinin Yer Altı Dünyası..
 
AnasayfaGaleriLatest imagesAramaKayıt OlGiriş yap

 

 Bir Felsefedir Besiktaslilik

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Lineage
AdministratoR

AdministratoR
Lineage


Mesaj Sayısı : 260
Kayıt tarihi : 16/06/09

DİKKAT !!!!!
UYARI PUANINIZ: 0

Bir Felsefedir Besiktaslilik Empty
MesajKonu: Bir Felsefedir Besiktaslilik   Bir Felsefedir Besiktaslilik EmptyPtsi Haz. 29, 2009 4:12 pm

BENİM PENCEREMDEN BEŞİKTAŞLILIK

Bir felsefedir beşiktaşlılık
baze 5 yaşındaki çocuğun hayata ilk isyanında saklıdır
bazen 14 yaşındaki yeni yetmenin ilk aşkında
siyahın eşsiz gizeminin yanına parlak bi ak olmaktır
özgürlüktür beşiktaşlılık
kartalın kanatları her yürekte saklı olsa
ne farkımız kalırdı
beşiktaşlılık bazen cılgınca sevınmek
bazense yureğin cıkıcak gıbı de olsa kafesinden
sırt sıvalazmaktır
koşulsuz koşullanmanın derinliğinde bir sevgi
aşkla başlayan sel karışır engin felsefeye
dürüstlük olur bazen,bazende kararlılık
en son duraksa delıkanlılık
tespıh sallamak kavga etmek değil bahsi-mevzu
herşeyi gözükara yaşamaktır kastim
işte boyledır bizim sevdamız
aşk bitsede bugun
uğramasamda mağbede
burnuma gelmesede kofte ekmek kokuları
varlıgımız karısmıs bir kere o engın denize
ne unutmak mumkun ne yenıden yasamak
gozumun onunde her sanıye bir film seridi misali
filmin ilk karesinde doktugum gozyası gozuktu
arman goğsumde
bayragın goklerde
sevdan dıllerde
yoklugun son nefesımde
ne mutlu beşiktaşlıyım diyene


En son Lineage tarafından Ptsi Haz. 29, 2009 4:13 pm tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lineage
AdministratoR

AdministratoR
Lineage


Mesaj Sayısı : 260
Kayıt tarihi : 16/06/09

DİKKAT !!!!!
UYARI PUANINIZ: 0

Bir Felsefedir Besiktaslilik Empty
MesajKonu: Geri: Bir Felsefedir Besiktaslilik   Bir Felsefedir Besiktaslilik EmptyPtsi Haz. 29, 2009 4:12 pm

BeŞİktaŞ'li Olunmaz...beŞİktaŞli DoĞulur!...


1970'li yıllar... Beşiktaş'ın Türkiye Ligi'nde büyük krizler yaşadığı, büyük masraflarla meydana getirdiği güçlü kadrolara rağmen bir türlü şampiyonluğa ulaşamadığı, cileli yıllardayız...

Lig'de çok önemli bir Beşiktaş-Galatasaray maçı var... İnönü stadını haddinden fazla doldurmuş olan 40.000 seyirci, karşılaşmanın henüz başlamamasına rağmen, coşku ve heyacanla tezahürat yapıyorlardı.

Kapalı tribünün sol köşesiyle, deniz tarafındaki açık tribünün sağ köşesine sıkışmış, 3-4 bin Sarı Kırmızılı taraftar:

"Re-re-re...Ra-ra-ra...Galatasaray, Galatasaray Cim-Bom-Bom..." tekerlemesiyle takımlarına sevgi gösterisinde bulunurlarken en az 25-30 bin Beşiktaşlı taraftar da, adeta "Gök Gürültüsü" nü anımsatırcasına patlayarak: "Haydi Kartal" sloganı ile rakip taraftarlara mukabelede bulunuyorlardı...

"Basın Tribünü" nde bu ilginç sahneleri dikkatle izleyen ünlü bir Galatasaraylı yönetici dayanamamıştı... Etrafındakilere dert yanıyordu: "Bu işin sırrını çözemedim kardeşim? Biz Galatasaray olarak, son 10 yıldır Beşiktaş'tan daha başarılı bir grafik çizdik... Bu gerçeğe rağmen, renklerimize gönül bağlayan taraftarlarımız gıdım, gıdım artarken Beşiktaşinkiler çok daha süratle ve çığ gibi büyüyor!..

"TARAFTAR", bilhassa futbolda, takımın 12. adamı olarak gösterilir... Doğrudur... Hele bu tanımlama Beşiktaş Taraftarı için yapıldığında, tam isabet bir değerlendirme demektir...
Türkiye'de, seyircisiyle en sağlam diyalog kuran, bütünleşen tek kulüptür Beşiktaş... Başka bir deyimle, Siyah-Beyazlı seyirciler kadar, bilhassa kritik maçlarda takımı ile bütünleşen, adeta O'nu zafere doğru yönlendiren bir başka "Tribün" göstermek zordur.

"ÖLESİYE SEVMEK..." Yağmur, çamur, kar, kış demeden Tribündeki yerini sürekli dolduran Beşiktaş Taraftarlarının, sahadaki Beşiktaş'a gönül bağı ve bakış acısı budur...

Osmanlı Sarayı'ndan doğmuş olmasına ve aristokrat kökenine rağmen, "Halkın Kulübü" olabilmeyi başarmış bir cemiyettir...

"Kulüp Üyesi Olabilmek" ve "Yönetimde Görev Alabilmek" için belirli bir seviyeye gelmek, kariyer sahibi olmak şarttır ama, cemiyetin yapısı, halk kesimlerindeki her meslek sahibine değer vermeyi prensip sayar...

Bu yüzden Beşiktaş seyircisi de kulübün prensiplerini yansıtan bir ayna gibidir tribünlerde... Atraksiyonu, abartmalı davranışları, kaytarmayı ve egoizmi hiç benimsemez... Kendini bilmez bazı çatlak seslere, bu gibilerin zaman zaman küfürlü haykırışlarına rağmen, genelde, takımını desteklerken, en güzel sloganları, en nezih şovları üreterek, statları renklendirmesini bilir.

Bazı cemiyetler tarafından komplekslerinin tabii sonucu olarak "Değişik Hüviyetler" le ve çirkin "Lakaplarla" tanıtılmak istenmesine karşı, Türkiye'de sadece futbolla değil, sık sık birçok branşta "En Centilmen Kulüp" gösterilmiştir.

Futbolda, Futbol Federasyonu ve diğer yan kuruluşlar tarafından, son yarım asır içinde tam 19 defa "CENTİLMENLİK KUPASI" ile ödüllendirilmesi, Tribündeki Seyircisinin de genel davranışı, aralıksız performansı ile orantılıdır...

BEŞİKTAŞ'LI OLUNMAZ...

BEŞİKTAŞLI DOĞULUR!...

Haksızlığa uğradığı zaman, yumruğunu sıkan bir taraftar grubu vardır ama, sözde masum görünüşlü bazı rakip taraftarların uzun yıllar sürdürdüğü, "spora seks karıştıran hakaretlerine de peygamber sabrı göstermesi, onların olgunluğunu onaylatan en sağlam kanıttır... Açıkçası, Beşiktaş'ta "en büyük unsur" dur seyirci... Tribün, sahadan mert, dürüst ve cesur mücadele ister. Alın teri karışmış bir doksan dakikadan, bilek gücü ile elde edilmiş bir zafer bekler ve bu olgunun oluşabilmesi için, hiç durmadan takımını coşturarak, önemli ölçüde skoru kendisi belirler...

Sahadaki Beşiktaşlı ile tribündeki Beşiktaşlı, bir maçın tamamında aynı şeyleri hissettikleri içindir ki, sonuçta zafer kaçınılmaz olur... Bu Türkiye genelinde de böyledir... Beşiktaşlı için, "Ülkenin her yanında aynı anda, aynı şeyleri düşünen insanlar" denmesi, bu özelliğinden doğmaktadır...

BEŞİKTAŞ'LI için BEŞİKTAŞ, bu dünyada yaşanacak en büyük aşktır... Bu gerçeğin bilincinde olan TARAFTARLAR, siyah-beyaz camia, ne zaman bir krize girse, onu omuzlar, hatta sırtına alıp, düştüğü sıkıntı çukurundan çıkarıverir bir hamlede...

İşte 1970'li yıllarda, taraftarlarının (başarısızlık sonucu azalması bir yana) devamlı artması, Beşiktaş’ın tek şampiyonluğuna dahi tanık olmamış çok genç kuşakların Siyah-Beyaz renklere katılması, geçmişte nice zaferler görmüş, doğuştan Beşiktaşlı anne ve babaların, çocuklarını da ilk günlerden itibaren Siyah- Beyazlı yetiştirmeleri ile mümkün olmuştur.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Lineage
AdministratoR

AdministratoR
Lineage


Mesaj Sayısı : 260
Kayıt tarihi : 16/06/09

DİKKAT !!!!!
UYARI PUANINIZ: 0

Bir Felsefedir Besiktaslilik Empty
MesajKonu: Geri: Bir Felsefedir Besiktaslilik   Bir Felsefedir Besiktaslilik EmptyPtsi Haz. 29, 2009 4:12 pm

BesiktASK!!!!(BOMBA)

Daha henüz 18 yaşındaydı,
ama hayatının sonundaydı.
Tedavisi mümkün olmayan ölümcül bir kansere yakalanmıştı.
Kahır içinde eve kapamıştı kendini..
Sokağa çıkmıyordu.
Annesi..
Beşiktaş’ı
Bir de kendisi..
evının duvarları sımsıyah bembeyazdı
yatarken
formasıyla yatar
bazen o formayı hıc ustunden cıkartmazdı
dedım ya
annesı ve besıktası...
O kadardı bütün hayatı..
Bir gün fena halde sıkıldı,
dayanamadı,
attı kendini sokağa..
Cok sevdıgı Bırtanesı Takımının macını ızlemeye gıttı..
Cok Duyguluydu
Hayat Doluydu..
Mutluydu
sevgılısınle bulusucaktı
gıydı en guzel elbısesını
sıyah beyazdı
adeta bır kartaldı
ama yaralı bır kartaldı
cunku cok kotu hastaydı
yılmadı...
oda bılıyordu..
Ama bunların Hepsı Bır anlıktı
Herseye Ragmen Takımını Yanlız bırakmadı
Atmosfere Hasta ve rahatsız olmasına ragmen
Ayak uydurmaya calısıyordu
Tek tuk bagarıyor bazen haykırıyordu
Rahat 2-3 dk oksuyordu..
Kotuydu....
HEMDE COK KOTU...
Ama ne engel olucaktı KARTAL askını ızlemesıne
Ne engel olucaktı..
Hayatı boyunca tek tad aldıgı sey Buydu
Ne bır kız sevdı
Nede baska bır seyden tat almıstı
Tek dusuncesı BESIKTASTI
Daha 18 yasındaydı
Hayatının baharındaydı..
Bagarıyordu
Haykırıyordu
Ama buna kalbı artık yetmemıstı
Cok sevdıgı tek askı olan Beşiktaş’ının evınde kalbıne yenık dustu
Belkı mutluydu
Son ıstegıde buydu belkı
Evet MUTLUYDU
Cunku evınde hayatını yıtırmıstı
Askına sarılamadı Doyasıya
onun kokusunu yasıyamadı Belkı doyasıya
Ama onun yolunda hayatını sona erdırdı..
.....
.Annesi ağlıyordu.
Cocugunu bırıcık evladını kaybetmıstı
Nerden bılıcektıkı oglunun hasta hasta maca gıttıgını
Bılse bıle ızın verırmıydıkı..
Cenazeden birkaç gün sonra,
anne oğlunun odasına girebildi sonunda..
Ortalığa çeki düzen vermeliydi.
Dolabı açtı..
Oraya atılmış bir yığın açılmamış paket gördü.
Paketleri aldı,
oğlunun yatağına oturdu
ve
bir tanesini açtı..
İçinde bir kağıtta yazılı bır yazı vardı..
bir de minik not.

‘’Biliyorum sana doyamadan senı tadamadan hayatım sona erıcek ama allahıma and ıcıyorum kı son kez senın kucagında olecegım kartalım’’
yazıyordu...

Hayatta Hersey Kız sevdası veya baska bır sey deıldır...
HAYATTA Beşiktaş ıcın olen ınsanlarda vardır!!!
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Bir Felsefedir Besiktaslilik
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Pc Net  :: Taraftar Grupları :: Çarşı-
Buraya geçin: